28 Nisan 2009 Salı

BİR YÜREK GEREK YÜREKLERE DÖNÜŞ İÇİN

Bir yürek gerek yüreklere dönüş için

Değerli dost güzel insan; Mehmet Doboğlu beyefendiyle..

Sizinle bugün, bu yazımda karşılıklı konuşalım. Olurmu?…

Gezi notları;

Mardin - Şanlıurfa izlenimlerinizi okuyucularımızla paylaşmışsınız.

İçinde yaşadığımız şu günlerdeki gelişmeler bana korkunç ve tehlikeli görünüyor. Geçmişte yaşadıklarımız da böyle idi. Yüreklerimiz görmedi. Gözlerimiz yakını göremediği gibi, uzağı da düşleyemez oldu. Zorlama kanunlarla değil gönül bağıyla birbirine bağlı bir toplum, farklı olmayı değil başkaları gibi olmayı tercih ettik. Öylesi daha emin geldi. Daha sorunsuz. Her şey kendi dengiyle uçar, yol alır. Yurdumuz dünya, alanımız evren, milliyetimiz insan. Aramızdaki farklılık ve benzerliklerin neler olduğunu görmek için bu gibi kültürel gezilerin karşılıklı yazıyla da olsa tartışmalara, paylaşılmaya ihtiyacı var. Farklı kesim ve görüşlerden olanları bir araya getirerek fikir tartışmaları ile uzlaşma kültürünü geliştirmeli…

Bilge yürek; “İnsan bilmediğinin düşmanı olur” der.

Yok, ederek var olmak üzerine şekillendiği sanılan medeniyetlerin günümüz insanını, bilmediğinin düşmanı yapıyor. Çünkü sürü psikolojisiyle harekete geçirilen kitlelerin kontrolsüz ne yapacakları bilinmez. Okuduğu iki-üç kitap ile kendini allameyi cihan sanan hokkabazlar… “yedi ……. öldüren cennete girer” söylemi ile hareket ettirilip, bu sebeple geçmişimizde nedenli yaşanmaması gereken trajik olayları yaşattılar. Dünyası ve ahireti için nasıl bir hüsranın ortaya çıkabileceğini düşünmeden konuşan ve düşünmeden hareket eden boş boğaz nutuk atan. Zo’ların işini bitirdik, sıra Lo’larda... yaklaşımıyla yeni bir dünya kurmak, insanlığı ve medeniyetleri kaynaştırmaz. İşte; “Öteki görülenin, bizi öteki görmesi” bundandır. “Bizden değildir” yaklaşımlarıyla farklılığımızı yok saydılar. Farklılığımız zenginlik diyerek, karşılıklı kabul ile birbirlerinin değerlerine saygılı davranarak, hoşgörü kültür mozaiğini taşıyabilmek, yeterince acının yaşandığı bu topraklarda, yeni acılar yaşamak değil, dün ve bugün yaşananlardan alınması gereken ders düşmanlık değil farklılığımızı zenginlik olarak görüyor, bir arada yaşamı savunuyorum.

Farklılığın düşmanlık yerine güç ve zenginlik olduğunu anlar, hak ve özgürlüklere saygı duymayı öğrenirsek eğer, barış ve huzur geri gelecek ve ancak o zaman ileri medeniyet seviyesine yükselebileceğiz. Bu ülkede yaşayan hepimizin çok büyük bir empatiye ihtiyacı var. Bizler bu empatiyi kendimizde oluşturdukça belki o zaman birbirimizi anlarız ve sorunlarımızı gereksiz kompleksler oluşturmadan çözeriz.

Velhasılı kelam; insanları kaynaştırmak için, “Maraş’ta Kiliseler yıkılmasaydı??? Bizde de tarihi yerler az değildi” paragrafınıza karşılık. Bütün bunları görünce çevreye sormak istermisiniz?... nerede bu zenginliği yapanlar, ne oldu. Küçük kazanımlara aldanarak kaybedileni görmezden gelmek aklıselim işi değildir. Ata, ite, puta ve taşa yapılan yatırım kültür de medeniyette değildir. Yatırım insan sevgisine olmalı.

"Ey insanlar!.. Muhakkak ki, biz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık ve sizleri kabilelere ayırdık ki, birbirinizi tanıyasınız..." (Hucurat, 13).

Yunus’un dilinde şöyle şekillenir:

Yetmiş iki millete aynı nazarla bakmaz isen

Şer’in kapısında evliya olsan hakikatte asi’sin

Yetmiş iki millet’ten kasıt, tüm insanlıktır. Önce insan.

Çok kültürlü toplumlarda, farklı inanç ve törelere sahip insanların barış ve özgürlük koşullarında, birbirlerinin varlığına saygı göstererek, karşılıklı hoşgörü içinde serbestçe yaşamaları her bakımdan ciddi bir önem taşımaktadır.

Yediğin içtiğin sizin olsun, gördüğün güzellikleri anlatmışsın.

Teşbihte hata olmaz. Siz anlarsınız.

…… sormuşlar. ………varmı günahı?... hayyy seni seni …… nasıl …….(gezdiniz) bensiz… diyesim geliyor.

Acı çekerek de olsa, daha büyük acıları çekmemek adına; karanlıklar yaşatsa da, daha büyük karanlıklardan uzak kalmak için. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür; ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Nasıl ki evren bizatihi kendisi için değil de insan için varsa evrendeki sayısız varlık ve varlığın içindeki en mükemmel varlık olan insan da insan için vardır. Bu topraklarda yaşıyorsam, yaşıyorsak birbirimizi anlamamızın zamanıdır.

Özgürlük her zaman sadece farklı düşünenlerindir.

Gülün ki bütün dünya da sizinle beraber gülsün,

Çünkü ağlarsanız tek başınıza ağlarsınız.

Değişmeyen tek şey değişimdir.

Görüşmek dilegiyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder