TURİZM KENTİ MARDİN VE
PLAKA KOMŞUSU BİZ
Ülkem çok güzel ve ben bu ülkeyi delicesine seviyorum, Allah alem dünyanın en şanslı insanları da biziz!
Kahramanmaraş Dershaneler Birliği 16 dershane yöneticisi ile Şanlıurfa, Mardin’e bir gezi düzenledi ve bize de bu gezide yer aldık.
Şanlıurfa’ya daha önce gitmiştim, Mardin’i çok merak ediyordum, zaman kalıp Diyarbakır’ı da araya sıkıştırınca gezi balından yenmez oldu.
Fatih Erdoğan geziye çok iyi hazırlamış, organizasyon hatası hiç olmadı. Önce Şanlıurfa’ya gittik, burada rehberimiz en ince detayları ile bizi bilgilendirdi.
Akşam Devlet Konuk evindeydik, sıra gecesi harikaydı, çiğ köfte sanat gibi yoğruldu ve ikram edildi.
Gece Mardin’de kaldık, sabah kahvaltısından hemen sonra Mardin’i gezdik. Bu kente hayran kaldım, açık hava müzesi ifadesi bu kent için az gelir.
Kente turist akıyor, yerli ve yabancı turistler kentin caddelerini doldurmuş, kriz bu kente hiç uğramamış. En az on tarihi mekânda birden yenileme çalışması yapılıyor.
Hele hele Zinciriye Sultan İsa ve Sitti Radviyye Hatun Medreseleri müthiş ilgimi çekti. Bizim medreselere ne oldu? Sorusunu kendi kendime sordum.
Dayrulzafaran Manastırı ki, MÖ en az bin yıllık bir tarihi mekânın olduğu gibi korunması karşısında hayretlerini gizleyemedim.
Bu kente insan akıyor, turistler adeta cirit atıyorlar, sonra Güzel Kahramanmaraş’ım aklıma geldi, arada bir gördüğümüz turistlerin kentimize niye soğuk olduğunu anladım. (Not: Bu tespitlerimi önümüzdeki günlerde okuyucularımla yazı dizisi şeklinde paylaşacağım)
Ama şunu söyleyebilirim, Mardin on yıl içinde dünyanın sayılı turizm kentlerinin başında yer alacaktır. Bunu söylemek içinde müneccim olmak gerekmiyor diye düşünüyorum.
MARDİN KAPI
Mardin’deki gezimizi çok hızlı bir şekilde tamamlayarak Diyarbakır’a doğru yola çıktık. Saad 17.00’de Mardin Kapı’dan Diyarbakır’a girdik.
Bizi karşılayan Kahramankent Lisesi Eski Müdürlerinden Fuyzullah Hocam’ın yakın ilgisini gördük. Tüm Kahramanmaraşlılara selamı var.
Diyarbakır çevresi 5 bin metre uzunluğunda dünyanın en yüksek surları ile çevrilmiş. İşte Çin Seddinden sonra ikinci sırada yer alıyor.
Mardin’deki tarihi yapılarda Artuklular ağırlıklı olarak görülürken, Diyarbakır’ın kara taşlarında Emevi izleri olduğu gibi duruyor.
Ulucamisi, 4 ayak üzerine kurulu dünyada başka örneği olmadığını zannettiğim minaresi ile Şeyh Mutahhar Cami, 900 yıl önce bu topraklarda şehit olan H.Bin Velid’in oğlu ve 27 sahabe efendimizin türbesinin bulunduğu Süleyman Cami vb. hangisini saysam…
MARAŞ TURİZM KENTİ OLABİLİR Mİ?
Bu geziye çıkarken birer kültür elçisi olarak kendimizi düşündük. Kahramanmaraş’ı tanıtma amacıyla CD, kitapçık ve broşürler bulmaya çalıştık. Ama istediğimiz tanıtım araçları yetersizdi. Kırmızı biber, marka gömlek, fıstık ezmesi, birer küçük kitapçıktan oluşan 20 paket yaptık ve bize ev sahipliği yapanlara armağan ettik. Bu yetersizdi, tanıtım şart diyoruz ancak, tanıtım araçlarımızı artırmıyoruz.
Şunu söylemek istiyorum, Urfa, Mardin ve Diyarbakır turizm patlaması yaşıyor. Akın akın insanlar bu topraklara gelip para harcıyor, bizde sadece onları düşünüyor ve ancak konuşuyoruz.
Hazırlayacağım yazı dizisinde, bunları sizlerle paylaşacağım. Kahramanmaraş’ın nasıl turizm kenti olacağı ile ilgili düşüncelerimi somut verilerle paylaşacağım.
Umarım katkımız olur, saygılarımla
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder